Anne Poğaçası

image

 

Evde ne var ne yok, ne yapılabilir derken bu poğaç çıktı ortaya. Kızım yedi, onayından geçti :)

tam buğday unu, un, yulaf biraz biraz ekledim. 1 yumurta, 1 su bardağı sulu ev yoğurdu, bir tutam kabartma tozu,1 çay kaşığı keten tohumu ve susam.

hepsi karıştırılır. Ele yapışmayacak bir hamur elde edilir. Hamurdan bir parça koparılıp içi açılır, beyaz peynir konur ve yuvarlayarak kapatılır.

Üzerine sulandırılmış pekmez fırçayla sürülür. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 20-25 dk pişirilir.

afiyet olsun.

Tüten Yolukar’ın kaleminden

Konu anne-bebek olunca söylenen ya da yapılmak istenen iki kere düşünülüyor. Bu zamanda herkes her bilgiye hemen ulaşabiliyor. Benim çocuğum da uyumuyor, benim çocuğum da yemek yemiyor ya da benim çocuğum da emzik kullanıyor deniyor ve kim nasıl çözüm bulmuşsa öyle yapılmaya çalışılıyor. Ama rehberlik eden ve rehbere ihtiyaç duyanlar çok farklılar. Sende işe yarayan başkasında işe yaramayabilir. Her çocuk farklıdır diyoruz ya, verdiği mesajlar da farklıdır.

Çok güzel bir yazı:

http://www.uykusuzanneler.com/cocuguna-rehber-olmak/

Bebek yetiştirme dünyasında eğitim kelimesine bende karşıyım. Tuvalet eğitimi, uyku eğitimi gibi…

Ben kızımın rehberi oldum, benimle uyumayı seçti, saygı duydum ve hiç uykusuzluk çekmedi, çekmedim. Doya doya, koklaya koklaya geçirdim 2 yılımı.

şimdi 25 aylık kendi odasında, kendi yer yatağında yatmayı tercih etti. Saygı duydum.

Ağlatarak uyku eğitimi vermek, kitaplarda yazıldığı gibi tuvalet eğitimine başlamak benim anneliğimin çok dışındaydı. Kızımı hissettiğim günden beri herşeyin zamanını kendisi ayarlayacak dedim. Buna inandım ve öyle oldu.

Karnımdayken rehberlik etmeye başlamışım meğer.

Bebek/çocuk büyütme kısmında eğitim ebeveynler için geçerli bir kelime. Kendimizi eğitmeden rehberlik yapamayız.

Bir kitapta anne baba hem psikilog hem de öğretmendir diyordu. Ben kendimi eğitmeden bunu başaramam.